Karacaoğlan,Yunus,Köroğlu ve Dadaloğlu Gerçeği

Anadolu’da dünyanın en büyük uygarlıklarını yaratan Sümerler ,evrenin varoluşsal yapısı, gök cisimlerinin ve doğanın kişileştirilmesine dayanan tanrılar,insanın varoluşu,kentlerin kuruluşu,kültürel ve sosyal yaşamın düzenlenmesine yönelik yarattıkları binlerce mit, efsane, edebi metin ve kahramanlık destanlarıyla dünya medeniyetine yön verdiler. Kendilerinden sonra kurulan bütün medeniyetleri etkileyen Sümerlerin ilahi ve edebi metinleriyle destanları devletlerinin yıkılışıyla yitip gitmedi. Bu medeniyetin asli sahibi ve ardılları olan Anadolu Alevileri atalarına ait mit ve destanları giderek değişen yaşam koşullarına yeniden uyarlayarak kendilerini ve kültürel süreklerini yaşatmayı başardılar.

Sümer ve Hititlerin edebi metinleri ile İ.Ö.2300’lerde görülmeye başlayan bağlama eşliğindeki Ozanlık geleneği Anadolu’da yaşanan binlerce yıllık işgal, sürgün, yağma ve katliamlar ortamında kimi zaman kesintiye uğrasa da, Bektaşi Dergahları ve dervişlerince dilden dile aktarılan şiir, deyiş, nefes ,düvaz , devriye ve destanlarla halkın belleğine oturtuldu.Doğumu ve ölümleri hakkında kesin tarihler verilemeyen Pir Sultan, Karacaoğlan, Yunus, Kaygusuz Abdal , Dadaloğlu ,Battal Gazi ve Koç Köroğlu gibi ozan ve destan kahramanları Hititlerden günümüze kesintisiz olarak varlığını sürdüren Bektaşi Dergahlarınca yaratıldı. Anadolu’da onlarca Yunus, Karacaoğlan, Bektaş-ı Veli, Abdal Musa, Taptuk Emre ,Kesikbaş ,Battal Gazi ve Koç Köroğlu makamları Anadolu halkının kendi ata kimlikleri ve kültürel süreklerine sahiplenişiyle oluştu.Bu adlarla anılan ozanlar ile destan kahramanları gerçekte Selçuklu ve Osmanlı Dönemlerinde yaşayan kişilikler değildi.Günümüz Türkçesinin bulunmadığı Orta çağda yazılan Bektaşi Nefesleri Jöntürklerce günümüz Türkçesine aktarılarak Alevi -Bektaşi Halkın Orta Asya kökenli Türk olduğu yönünde algı oluşturuldu.Bu algıyla birlikte Türk ve Alevi İslamı güçlendirmek amaçlı onlarca Pir Sultan, Yunus, vb. İslamcı versiyonlar yaratıldı.Ancak asimilasyon ve karartma amaçlı bu tür düzenlemelerin hayata geçirilmesinin önünde temel bir engel vardı. Anadolu’nun kadim süreğini her dönemde ve her koşulda yeniden var edebilen ve yerli halka yol gösteren Bektaşi Dergahı bu nedenle kapatıldı.Şimdilerde onu yerine ikame edilmek istenen Alevi İslamcı Ocaklar ise Anadolu’yu ve Alevileri Araplaştırma siyasetinin odağı haline geldiler. Hakkın Ocağı kapatıldıktan sonra usta malı tek bir eser bile çıkmadı.Şimdilerde TRT repertuvarındaki Alevi Bektaşi Nefes ve Türkülerinin içerikleri değiştiriliyor ..

Belimizde kılıcımız kirmani, Taşı deler Mızrağımın Temreni” diyen DADALOĞLU, Hitit Kralı Kahraman TUTALYA (halk dilinde Tital, Dadal), Koç Köroğlu ise Sümerlerden günümüze gelen Kır Atlı Ezel-Ahir Ali (EL-İLU) gibi tarihten gelen tiplemelerdir.Anadolu’da varoluş ve diriliş mücadelesi veren yerli halkın ve ona önderlik eden ,yol gösteren yiğitlerin öykündükleri ve ilham aldıkları kaynaklar kendi tarihleri, kültürleri ve bu tür ilahi ve tarihi kahramanlardır.Tahtacı Yunus’un Makamı, kökende Kanatlı Güneş olan çift yüzlü baltayla sembolize edilmiştir. Kesikbaş hikayesi Kerbela’dan değil, Sümerlerin varoluş destanlarından, bazı kahramanların Gazi ünvanı ise Tanrı Dağı Hazzi’den uyarlanmıştır.

Not:İzinsiz kopyalanıp çoğaltılamaz, kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.

SAVAŞ TANRISI
HATTUŞA KRAL KAPISINDA YILDIRIM BALTALI ,KİRMANİ KILIÇLI SAVAŞ TANRISI

BEKTAŞİ KÜLAHI VE KÜPESİYLE KAHRAMAN BÜYÜK KRAL TUTALYA

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir