Anadolu’da Jön Türkler, Ermeniler, Aleviler, Kürt’ler, Ulus Devlet Modeli ve Irkçı Akımlar Üzerine

ANADOLU’DA ERMENİLER , ALEVİLER, KÜRTLER -ULUS DEVLET MODELİ VE IRKÇI AKIMLAR ÜZERİNE , 

Ermeniler ve Kürt’lerin Kökeni:  

Ermenilerin ataları İ.Ö.12YY.da Balkanlar’dan gelerek Hitit-Alevi İmparatorluğunu yıkan  FİRİG ve BACNAVİ ‘lerle birlikte hareket eden PAFLAGON’lardır. Frigler Batı ve Orta Anadolu’ya, BACNAVİLER (Günümüzde bir kısmı Kürt adı alan halkın Ataları)  ASUR Bölgesine girerken , Paflagonlar Kastamonu Taşköprü’yü merkez edinip  Batı Karadeniz Bölgesine yerleştiler. Perslerin İ.Ö.550 deki Yunan seferi sonrasında kontrol altına alınan Paflagonların bu süreçte URUMİYE GÖLÜ’nün kuzeyinde yurt tuttukları görülür. URUMİYE GÖLÜ ve  çevresi Hititçe AY GÖLÜ ARMA’dan kaynaklı olarak ARMANU adıyla anılıyordu.Buraya yerleşen Paflagonlar bölgenin ARMANU adıyla özdeş ERMENİ adıyla anıldılar . Alevi -Zaza ve Kürt aşiretleri günümüzde dahi onları PAFLAGON’dan kısalan BAFILE-FILE adıyla anmaktadırlar.

Kürt’lerin ataları ise Kürt Tarihi Şerefnamede de yer aldığı gibi Bacnavi ve BOHT’ lardır. . Balkanlardan gelen Bu halk Asur Ülkesine yönelmiş ,Asurlar onları İRAN KUR MANNA Bölgesine sürmüşlerdir. Mana Ülkesi veya KUR MANNA adlı bölgeye yerleştikten sonra bu halk KURMANC , Bölge ise KIRMANŞAH adıyla anılmıştır. BACNAVİ’lerin (BAŞAN) Büyük İskender’in Tacikistan’da kurduğu BAKHTRİA EYALETİ’ne yerleştirilen ve daha sonraları İran’ dönen kesimi kısaca BOHTİ-BAHTİYARİ adıyla anılmaktadır. ERMENİ VE KÜRT Halkının gerçek kökenleri ve adlarıyla ilgili tarihi gerçek budur. 

SÜMER VE HİTİTLER ZAGROS’ları KARDAKA ( KUR DUKU= DAĞLIK ÜLKE ) KARDA LULU Yani LULUBİ DAĞLARI (Lulubi -Dımıli Sümerin Kurucu  Halkı) adıyla anıyorlardı .ASUR ve HİTİTLERİN siyasal olarak sahneden çekilmesiyle bölgedeki Sümer, Hitit, Asur , BABİL ve Pers Dönemi halkları Zagroslara sığındı .Böylece yörede kozmopolit bir yapı oluştu. Bölge halkları Sümerce Ülke : KUR ve KUTSAL DAĞ DUKU ( KARDA-KARDUK -KARDA LULU) temelli Zagroslu anlamında kısaca coğrafik  KURDİ adıyla anılmıştır.Kurdi bir halkın adı değil Zagrosların adıdır.

Alevi-Bektaşilerin Kökeni : 

Alevi Bektaşi Halkı Dünyanın en büyük uygarlıklarını yaratan Sümer(LULUBİ-LULUWİ-DIMILİ), HATTİ, HİTİT-LUWİ ve HURRİLERİN torunlarıdır.ALEVİLERİN ekseriyeti günümüzde dahi bu adları taşımaktadır . Alevilik İslamın mezhebi değil, Anadolu Uygarlıklarının ortak kültürel ekini olup, Temelleri Evren’in varoluşsal yapısı ve işleyiş yasalarına,tarihi Neolitikten günümüze yerli Anadolu Uygarlıklarına dayanır. 

ANADOLU ‘DA IRKÇI AKIMLAR: 

1876 YORKTOWN yenilgisiyle Amerika’daki kolonilerini kaybeden İngilizler gözlerini Osmanlı’dan Hindistana uzanan topraklara çevirdiler. Bu temelde bölgede sürekli savaş halinde olan Osmanlı ve Rusya’nın sorunlu oldukları bölgelerde olaylara müdahil oldular. 1853 KIRIM SAVAŞI’nda İngilizler ile FRANSIZLAR Rusların Karadeniz’e , Boğaz’lara , Akdeniz’e ve Petrol Bölgelerine inmesini engellemek amacıyla  Osmanlı’yla birlikte savaştılar.Bu olay yüzlerce yıldır Avrupa için sorun olan Osmanlı’nın kesin olarak yıkılmasına giden süreci başlatmış, İngiltere,Fransa, İtalya, Almanya, Avusturya vb devletler Osmanlı’yı yıkacak ortak strateji ve alt yapı konusunda adeta güncel AB. ruhuyla bütünleşmişlerdi.İşgalcilerin ilk hedefleri Osmanlı’nın temel Askeri gücü olan YENİÇERİ ORDUSU ve ardındaki HİTİT kökenli BEKTAŞİ OCAĞI idi. Nitekim 1826 da Vakayi Hayriye (Hayırlı vaka) adıyla anılan saldırıyla BEKTAŞİ YENİÇERİ OCAĞINI KAPATIP askerleri ve Bektaşi Baba’ larını yok ettiler.Bu girişme gerçekte HELLEN’den İSTANBULUN FETHİ’ne dek geçen 1750 yıllık egemenlik sürecinin ardından Anadolu’ya yerleşen Osmanlı ile Alevi Bektaşi Kökenli kadim halklara verilen ciddi bir yanıttı.

Bu süreçte Batılı Dünya Anadolu-Mezopotamyadaki kadim  kültür mirasını araştırıp bilgilenmek üzere bu bölgelere çok sayıda ajan-misyonerler görevlendirdi. Rönensasın birikimi , Avrupalı Şarkiyatçıların Anadolu’daki araştırmaları ve İstanbul-Hicaz ve Bağdat Demiryolu projesiyle  Çoğu Paris Luvr , Berlin Bergama ,İngiltere Britisch Gibi Avrupa Müzelerine talanlanarak kaçırılan tarihi bellek üzerinde konuya dahil edilen uzmanlar Marks’ın DOĞU SORUNU başlığıyla bilinen çalışmalarına paralel bir çok bilimsel çalışma yürüttüler. Bilindiği gibi Marks 19.YY.dan itibaren Anadoludan kaçırılan Arkeolojik eserlerin depolandığı Müzeleriyle Berlin, Londra ve Pariste yaşamıştır. DOĞU SORUNU kapsamında ortaya konulan araştırmalar İşgalcilerin  Anadolunun kültür ve uygarlık tarihine yönelik ufuklarını açmıştır.DOĞU SORUNU çalışmaları özüyle BATI İÇİN SORUN OLAN DOĞU’yu sosyo-ekonomik ve Kültürel temelde toplumsal yapısı tarihi ve kültürel mirasıyla bir bütün olarak kadim uygarlıklardan günümüze dek ele alan analizleri ve sorun alanlarını tanımlayan ayrıca, yerel halkları kültürel, etnik ve sosyo-ekonomik temelde sınıflandırma gerektiğinde ayrıştırarak yeniden yapılandırma olanağı veren tarihsel bellek niteliğindeydi. Böylece Osmanlı’da  baskıcı Siyasal İslamla  bir arada tutulan yüzlerce etnik kümeden oluşan halkı böl parçala yönet modelinin altlığı hazırdı. Bunun üzerinden ULUS DEVLET modeliyle parçalanmanın fitili ateşlenmiş , Fransa’da Eğitilen İttihat Terakki (JÖN TÜRKLER) , Kürt Tealli Cemiyeti ve Ermeni Taşnak Partileriyle IRKÇI akımlar harekete geçirilmiş , Büyük Türkistan, Ermenistan ve Kürdistan tasarımları sahneye çıkarılmış , Balkanlar kaybedilmiş , İstanbul işgale hazır hale getirilmiş , İttihatçılar askeri darbeyle İstanbul’da yönetime getirilmişlerdi . İngilizler Ermeni ve Kürt işbirliğiyle Petrol bölgelerini ele geçirmeyi tasarlamış , Ruslar karşı atakla Ermenileri yanına alıp Bitlis’e kadar inerek oyunu bozmuştu.Bunun üzerine işgal güçleri Ermenileri cezalandırmaya karar vermiş , teçhir -Sürgün görevi İttihatçılarla , Ermeni topraklarına yerleştirilme ve mallarını bölüşme sözü  verilen Kürt’ler üzerinden Hamidiye Alaylarına verilmişti. Petrol Bölgesine giren Çarlık Rusyası bölgedeki askeri ve stratejik tasarımları bozmuş, bunun üzerine İşgalci batı konsorsiyumu MARKS’ın ateşlediği sınıf mücadelesiyle  Rusyada gerçekleşen 1917 EKİM DEVRİMİ“ni destekleyerek Çarlık rejimini devirmiş, böylece Rus Orduları Anadolu’dan çekilmek zorunda kalmış , Kominist yönetim ise Türkiye’nin kuruluşunda önemli destekler vermiştir. 

Ulus Devlet Modelinde batı için sorun olan DOĞU’nun gerçekte ANADOLU’nun asli sahibi ve  uygarlıkçı kadim Halkları Sümer, Hitit ,Luwi ve Hurrilerin torunları olan Alevi Halkının bir bütün olarak asimilasyon politikalarıyla Türk,Kürt ve Ermeni kimlikleri içinde eritilmesi amaçlanmış bu kapsamda Hitit ve Sümerler Orta Asyalı Öz Türk ilan edilmiş, KOÇKİRİ’de Alevi katliamı yapılmış, Cumhuriyetin kuruluşuyla BEKTAŞİ DERGAHI kapatılmış ,Alevilerin Osmanlı Kürt Derebeyleri ortak yönetimiyle 300 Yıl süren mücadele sürecinde sığındıkları DERSİM’in kuşatılmasıyla  başlatılan katliamlar Maraş, Çorum, Sivas, Gazi ve Gezi gibi günümüze dek sürmüştür.

Alevi -Bektaşi Halk ve Kültür varlığının inkarı ,asimilasyonu ve bu yolla Anadolunun Avrupa toprağı haline getirilmesi amacıya üç temel proje hazırlanmıştır.Bunlar;

1-ANADOLU HALKININ TÜMÜNÜN ORTA ASYALI TÜRK OLDUĞU SAVIYLA TASARLANAN BÜYÜK TÜRKİSTAN -TURAN PROJESİ (Rusya’ya bağımlı Kazak,Tatar, Özbek, Türkmen gibi toplulukları Ruslardan koparmak amacıyla Türk milliyetçilerinin dikkatlerini Anadolu’dan ziyade Orta Asyaya çevirmek , bu projeyle gelecekte Hindistana uzanmak)

2-ALEVİ -BEKTAŞİ KÖKENLİ SÜMER VE HİTİTLERİN ORTA ASYALI TÜRK OLDUĞUNU DİKTE EDEN TÜRK TARİH TEZİ PROJESİ -ETİ TÜRKLERİ (1930)

3-TÜRKLERİN ANADOLUYA TÜRK-İSLAM KİMLİĞİYLE 1071’ de GELDİĞİNİ İLERİ SÜREN, BU KAPSAMDA ANADOLU HALKINI TÜRK-KÜRT-ALEVİ İSLAM TEMELİNDE YAPILANDIRAN TÜRK -İSLAM SENTEZİ’di

İşgal ve asimilasyon süreçlerinde Batılılara zaman kazandıran bu tezlerden ilk ikisi bilim dışı ve maddi temellerden yoksun oldukları için zamanla sönümlenmiş, bunun üzerine 80 Darbesinden sonra 3.Tez uygulanmaya başlamıştır.

23 YIL önce Hitit ve Sümerler’in Alevi olduklarını ortaya koymamız ve Göbeklitepe’nin keşfi sonrasında TÜRK-KÜRT-ALEVİ İSLAM PROJESİ çökmüş, bu kez Avrupa ve Türkiye’de Aleviliğin Museviliğin bir kolu olarak Dinleştirilmesi faaliyetleri gözlenmeye başlamıştır.

SONUÇ: Türkiye’deki IRKÇI akımlar kaynağını ULUS DEVLET modelini tasarlayan küresel güçlerden almış, ANADOLUNUN BİNLERCE  YILLIK KADER ORTAĞI HALKLARI SONU GELMEYECEK KÜLTÜREL,  EKONOMİK VE TARİHSEL BİR SAVAŞIN İÇİNE ATILMIŞ, Buna karşın Avrupa kendi içinde bütünleşerek ırkçılığı sönümlendirmiştir.

Son SÖZ :DÜNYA DİJİTAL ORTAMDA YENİ BİR EKONOMİK, SİYASAL, KÜLTÜREL YAPILANMA VE YÖNETİM SÜRECİNE GİDERKEN VARLIĞIMIZI KENDİ İRADESİYLE YAŞAYAN İNSAN OLARAK SÜRDÜREBİLME AZİM VE KARARLILIĞINDAN ASLA VAZGEÇMEMELİYİZ .BU TEMELDE KADİM ANADOLU HALKLARI OLARAK IRKÇI VE DİNCİ KİMLİKLERİNDEN ARINARAK GÖBEKLİTEPEDEN GÜNÜMÜZE ANADOLU’NUN KADİM UYGARLIK EKİNİ OLAN ALEVİ -BEKTAŞİ KÜLTÜRÜNÜN VARLIĞIN BİRLİĞİ İLKESİYLE ORTAK ÖZE DÖNEREK İNSAN VE DOĞASAL YAŞAM KAYNAKLARIMIZI TEHDİT EDEN KÜRESEL EMPERYALİZME  KARŞI BİR,İRİ VE DİRİ BİR GÜÇ HALİNE GELMEMİZ GEREKİYOR. GELECEĞİN DÜNYASINDA IRKLAR, ULUS DEVLETLER, DİLLER İLE DİNLER ARKA PLANDA KALACAK , YER KÜRE DİJİTAL ZEMİNDE BELLİ MERKEZLERDEN YÖNETİLECEK İNSAN VE TOPLUM YAPILAŞMASINA SAHNE OLACAKTIR.

https://www.academia.edu/38043063/Anadolu_da_Arkeolojinin_Kurumsalla%C5%9Fma_S%C3%BCreci_ve_Geli%C5%9Fimi.pdf -syf68
Hattuşa- Yazılıkaya

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir