ALİ’NİN SIRRI- SÜMERLERDEN GÜNÜMÜZE EZEL-AHİR ALİ, HIZIR ALİ BİN ALİ

2-Enlil-chief-god-of-All-On-Earth-262x300

  

 

   Tanrı ENLİL-Ezel ALİ ve İran kökenli resimde ALİ. Enlil’in boynuzlu başlığı Ali’nin türbanında.


ALİ-Başlığında Güneş ve Tanrı Boynuzu  

  ALİ’NİN SIRRI

SÜMER VE HİTİTLERDEN ANADOLU HALK KÜLTÜRÜNE İZDÜŞÜMLER

Uyarı: Aşağıdaki yazının telif hakkı Noter onayıyla  Kemal SOYER’e ait olup,izinsiz alıntı yapılamaz,çoğaltılıp kullanılamaz, tarafımdan güncellenen tarihsel içeriğiyle ilgili senaryolar, yazılı, çizili, görsel, işitsel ürünler oluşturulamaz.

Kemal SOYER /Y.Mimar

Anadolu-Mezopotamya halklarının evren, doğa ve varlık alemiyle, doğa üstü güçlerin nitelik ve işlevlerine yönelik olarak ana dilleriyle oluşturdukları terminoloji temelinde yüzlerce adla tanımladıkları tanrı ve tanrıçalar topluluğu bilimsel literatürde “politehism-çok tanrılılık” kavramıyla değerlendirilmiş, ancak; Prof.Dr Ekrem Akurgal’ın da ifade ettiği gibi, Anadolu ve Mezopotamya kökenli tanrılar topluluğu özünde birkaç tanrının yerel çeşitlemeleriyle aynı erkek ve kadın tanrıdan gelmiş(1), ayrıca  yazısız dönemde tanrıları tanımlamak amacıyla lakap-atribüt olarak kullandıkları kartal, boğa, geyik ,aslan ve turna gibi hayvanlar ile varlığın birliğini ifade eden insan başlı kanatlı boğa, boğa-adam, tanrı başlı kanatlı arslan gibi karışık bedenli varlıklar nedeniyle de hayvan biçimli tanrılara tapınıldığı gibi yanlış yargı ve saptırmalara konu edilmiştir.

Anadolu–Mezopotamya kökenli halklar Neolitiğin Akeramik Döneminden itibaren gök ve fırtına tanrılarını baskın olarak boğa, geyik, kartal ve aslan gibi lakap hayvanlarıyla sembolize etmiş, bu temelde Sümerler gök tanrısını karşılayan semavi boğaya GUD ALU(Gök Boğa -adam-Gaomordem), Hattiler El Taru gibi adlar vermiş, tanrı ise, Sümerce dingir-İlu, Akadca İlu, Hattice Şapu, Hititçe Siu, Sius veya Siuni, Hurrice Hüda ve Eni gibi kavramlarla ifade edilmiştir.250 yıllık bilimsel kazı ve araştırmalar sonucunda Bereketli Hilal adıyla anılan bölgedeki eski dünya halklarına ait tanrılar panteonunun Sümerlerin evren-doğa ve varlık terminolojisiyle ifade ettikleri tanrıların siyasi ve kültürel amaçlarla farklılaştırılmış versiyonları olduğu, zaman içinde evren ,doğa ve bağrındaki varlık aleminin aynı vardan var olduğunun kavranmasıyla tanrı kavramı; iki gönül birliğine giren tanrı-varlık çiftini ifade eden  “Me-u mat-e Eli” ile Aleviliğin Hititlerin “Bin Tanrısı” kökenli “Bin bir donda baş gösteren Ali El Mürteza-Hızır Ali-Binali ” deyimi gibi evrensel ölçekte “Varlığın Birliği”ne oturan HIZIR Tanrı‘yla ifadesini bulmuştur.Anadolu-Alevi Bektaşi Süreği bu gerçeği Pir Sultan Abdal’ın “Pir Sultan’ım adım HAZAR,Alnımızda Ak Yazılar “dizesiyle hafızaya almıştır.  

Sümerler Kimdir : Fırat,Dicle,Kızılırmak gibi su boylarında yerleşik düzene geçen Anadolu orijinli Alevi-Bektaşi halk olup Sümer, Hatti, Hitit, Hurri,Luvi,Elam,Elippi,Kasit ve Urartu gibi kadim uygarlıkları yaratmıştır. Siyaset bilimi onların aslını inkar etmiş,sadece karabaşlı halk olarak tanımlamıştır.Sümerce İlk insan LU , insan çifti LULU, Halk kavramı DUMU.LU.ULU.LU ‘dur .LULU ve DUMU LULU  (Lulu’nın çocukları) kavramları günümüzde LOLAN ve DIMILİ  halk adıyla yaşamaktadır.İşte Sümer’in aslı budur. LULU adı temelinde erkek LO, kadın LE ile ifade edilmektedir.

 Sümer Tanrıları:Sümerlere göre evren ve tanrılar alemi olarak nitelendirilen varlıklar “Nammu” adlı karanlık bir denizden doğmuştur.Bu deniz önce ANKİ denilen evreni dağı yaratır.Sonra ateş, hava,su ve toprak özlü An-Antu, Enlil-Ninlil ve Enki–Ninki adlı eşli tanrılar doğarlar. Tanrı An göğün, Hava Tanrısı oğlu Enlil “LİL” denilen atmosfer ile “Kİ” denilen yerin, Enki ise Su, Toprak ve Bilgeliğin Tanrısı’dır (2).Gök Tanrısı An zamanla  oğlu Enlil ile bütünleştirilmiş, böylece Enlil Sümerlerde en büyük tanrı olarak anılmıştır.

Tanrı Enlil ve E.KUR Tapınağı:

Sümerler Enlil’e dini merkezleri olan Nippur Şehrindeki “E’.KUR(3) adlı tapınakta, dağlık coğrafyada ise Sümerce kurhursag  (4)  Hititçe hekur (5)  denilen dağ zirvelerinde tapınmışlardır. Tanrı Enlil Lulu diliyle  “HAKK” kelimesini oluşturan “HO-KO” içerikli boğa-dağ donuyla “Ulu Dağ”  (6) ve “güçlü öküz“  (7) ve Lolki Gaomordem lakabıyla anılmıştır. DAğların kralı Lakabı Lu Gal KURKURRA’dır. Bu nitelikleriyle Anadolu’da Tanrı Enlil´e adanan “ULU DAĞ”lar  “Ali Dağı”adıyla anılmıştır. Doğal dağların bulunmadığı Mezopotamya düzlüklerinde Tanrı Enlil’e yedi kat göğü-yedi tanrıyı temsil eden kozmik dağ imgeli “Zigguratlar” (8) yapılmış, yer ile göğün bağı anlamında “DURANKİ”(9) adı verilen  bu tapınaklar  Alevi halk kültüründeki “”Ziyaret Dağlar” ile Elmalı Abdal Musa Türbesi’nin ardındaki  Dur/Tur Dağı , Ürgüp Durhasan/Turasan-ı Veli, Hakkari(Hekur-E.KUR) Tirişin  ve Turi Sina gibi adlarla yaşamıştır. Musevilerin Tanrı Elohim”le (ALİ HOMA) görüştüğü iddia edilen Musa üzerinden kendileştirdikleri Tur Dağı (Tur-i Sion), gerçekte Hattilerin Tanrı TARU’ya Makam olarak adadıkları  Toros Dağları’dır. Musa adı da Tanrısal kült Abdal MUSA’dan alıntıdır. Tanrı Enlil, babası “An”ın yetkilerine sahip olarak tanrıların babası ve “Belum” denilen bey lakabıyla kısaca “An EL, Bel ve Balım”, Sümerce “emesal” denilen kadın diliyle de “Mulil” adıyla , eşi Ninlil ise Mullissu veya Muliltu (10) adıyla anılmıştır. Tanrının “An-El” adı ile “Belum” lakabı Alevilikte “Enel Hakk” , Balım Sultan ve KAL-U BAAL adıyla  , Mulil adı ise, ozan mahlası “Meluli” ile birlikte Sivas’ta  ve Varto Hazır Baba Dağı eteklerindeki “Melül Baba” ziyaretleriyle yaşatılmıştır.

Tanrı Enki ve Engurra Tapınağı:Sümerlerde kişileştirilmiş Hava–Nefes ve Gök Tanrısı Enlil’den sonra ikinci büyük tanrı Su ,Toprak ve Bilgelik Tanrısı Enki’dir. Akadca “E.’a” ,Hititçe E.AS denilen Enki’ye kült merkezi olan Eridu  Şehrinde anlamı “tatlı suların evi” olan “E’.ENGUR.RA” adlı bir tapınak yapılmıştır (11). İnsan ve dünyevi varlıkların oluşumunda temel rol oynayan Tanrı Enki, tapınağı ENGURRA temelinde Alevilikte Ab-ı Hayat´ ın(A.AB.BA HATTİ) başındaki “Serçeşme Hünkar”, “Hızır Qal-Hazar Göl-Bingöl” ve Binali adlarıyla, tatlı su tapınağının “Absu” adı ve “E.A.Sarru” lakabıyla da Lolanlıların atası Abuzer-Avşar  ve  Celal Abbas adıyla anılmaktadır. Cennetin ırmaklarının doğduğu Varto Bingöl Dağı Enki’nin Tatlı Su Tapınağı olup, Sümerce ABSU adıyla  ABUS ve Hitilerin Bin Tanrısından Hızır Qal ENKİ, Binu Qal /Bingöl/ Hazar Göl ve Hızır Lale adıyla anılmaktadır. Hatti Beyliklerinin ilk başkenti KANİŞ ‘ten adlanan Erzurum’un HINIS İlçesinin Bingöl Dağı eteklerinde ilk kurulduğu kale kentin adı KOL HİSAR olup, HIZIR KAL ENKİ adı taşır. Panteondaki etkinliklerine göre belli makam rütbelerine sahip tanrılar arasında 40 sayılı makam rütbesiyle Tanrı Enki (Hızır QALENKİ) Makam adı E.’ENGUR.RA ile birlikte Alevilikte Kırklar Makamı olarak anılmaktadır. Tanrı Irmak Fırat ve Dicle’nin halk dilindeki adı yaş üzüm Hengure ,Serçeşme Tanrılar  ise “Hünkar” sanıyla anılmaktadır.

Pençe-i Ali Abba: Sümer ve Hititlerde ilahi panteondaki etkinlik sırasına göre tanrıların sayısal makam rütbeleri vardır. Sümerlerin An-Antu, Enlil-Ninlil, Enki-Ninki adlı eşli tanrıları ile Tanrıça Ninhursag’ dan oluşan yedi tanrısı, kaderleri tayin eden “yedi tanrılar ” ve “büyük tanrılar” olarak bilinen “Elli tanrı”sanıyla anılmıştır (12). Sümerin yedi tanrısı Alevilikteki yediler, evrenin yedi kat gök ve imgesiyle “Yedi Kızılbaş” kavramının kökenidir. Sümerlerde en büyük sayı 60 olduğundan Gök Tanrısı An 60, kısa adı “El” olan Enlil’in makam rütbesi 50, Enki’nin ise 40’dır (13-14). Tanrı El, Alevilikte “Serçeşme Eli” ve “Oli” adlarının yanı sıra, Zazaca-Kürtçe 50 sayısını karşılayan “penci” ile Sümerce deniz “A.ABBA”  ve baba “abu” temelinde “ Pençe-i Ali ABBA” sanıyla anılmaktadır.

Kırklar Makamı:Su Toprak ve Bilgelik Tanrısı ENKİ’nin E.’ENGUR.RA adlı 40 rütbeli makamı Alevilikteki Kırklar Makamı’dır. Bu makam dağ temelinde ;Kırklar Dağı, Zazaca–Kürtçe çıl(40) temelli Çal, Çıla ve Cilo Dağı ,kırklar temelli Çılmerıq, Çıllebi (Çelebi),Kırkların Evi’nden “Çılhani”, Kırkların Üzümünden Çılengür,  kırk çeşmeden “Çılkani-Çılhini” çağlayandan “Çalgan”, Serçeşme’ den “Serkani, Serekani, Taru Hini, Akpınar’ dan “Kanisipi” ve  Aydınlanma Evi “Çılahane” temelli Çilehane adlarıyla anılmaktadır. 

Serçeşme-Hünkar Tanrılar: Zazaca “suqulunge” denilen turna, kaz ve kartal anlamına da gelen “qaz-qulung” ve “Kulungo” benzeri lakaplarıyla birer tanrı olarak  d.ENGUR denilen Fırat-Dicle’nin başındaki dağlarda duran Tanrı Enki, Sümer Dönemi silindir mühür baskılarında kollarından nehirler akan tanrı motifiyle tanımlanmış (15) Dersim’de Munzur ve Harsik çaylarının birleştiği Hızır Gölü’nde (Gol’a Çeto) olduğu gibi bu motif , Alevilikte Hızır Kal Engi’nin iki suyun birleştiği yerde durduğu inancıyla yer etmiştir. Turna ,kaz ve kartal lakaplarıyla sembolize edilen HIZIR Tanrı’nın  Dağı Hazzi (Ura), Balıkesirde olduğu gibi kısaca Kaz Dağı, Erciyes Dağı kartaldan Harharas, Varto Gelintaşı ve Dönertaş Köyleri arasındaki bir Ziyaret dağ da KULUNGO(Qal Enki) adıyla anılmaktadır. Sümer şehri Uruk’ta Kasitler Dönemine ait İnanna Tapınağının ön cephesi ellerinde su kadehi tutan  Anadolu su ve dağ tanrılarıyla bezenmiştir. Sümerce  dEngür adıyla ilahi nehirler olarak tanımlanan Dicle–Fırat’ın kaynağında duran söz konusu tanrılar Alevi Halk inançlarında “Serçeşme Hünkar Tanrılar” sanıyla yer almışlardır. Anadolu halk kültüründe Ferhat ve Şirin adıyla yer alan kadim hikaye kahramanları da  söz konusu Fırat-Dicle su  tanrıları ile  tanrıçalardır.  (Resim 1-2)

Hacı Bektaş-ı Veli ve Tanrı ENKİ: Hacı Bektaş adı, boğa başındaki evrenden oluşan Hatti Güneşi(Boğe Tiji) ile Hitit-Hurri Tanrısı Teşu Baba’dan ,”Ali Kendidir”sanı ise Tanrı Enlil ve onun kısaca “El”adından kaynaklıdır. Sümerlerin Tanrı Enki’nin kollarından akan ırmaklar ve içindeki balıklarla ifade edildiği İ.Ö.3.cü binin son yarısına ait silindir mühür baskısındaki sahne, Velayetname’de “Hacı Bektaş-ı Veli’nin Fırat ırmağının yanına geldiğinde , balıkların sudan çıkıp ona selam verdikleri” kerametiyle anlatılmıştır (16) .Bu temelde Hacı Bektaş adıyla anılan Tanrı  Enki, gerçekte cennetin ırmakları olan Fırat,Dicle ve Bingöl Dağından doğan Gihon(-GA HİNİ /Kİ HİNİ/KOĞE/Aras) ve Pison (Pasin ) sularının başındaki Serçeşme Hızır Kal ENKİ’dir. 

Kırklar Meclisi: Evren, Sümerce GIS GESTIN(17) Zazaca “dar-a hengure” veya “dar-a tire” denilen asma ağacı, meyveleri koruk üzümler ve Nam.LU.ULU.LU (18)denilen ilahi cemiyet imgesindedir.  Varoluşsal yapısı ve işleyiş düzeni temelinde  insan , evren-tanrı ve bağrındaki varlık aleminin aynı vardan var olduğu, tüm bireylerin Hakk ile Hakk olarak eşit insan haklarına sahip oldukları, insanların Hakk yolunda yoldaş ,aynı vardan kardeş oldukları ve kendilerini peygamber ilan edenler dahil insan hakları konusunda kimseye ayrıcalık tanınmadığı gerçeğinin kudret üzümünün  kırklara eşitçe pay edilmesi ve kan kardeşliği ritüeliyle kavratıldığı Arş-ı Ali’deki Tanrılar Meclisi, Aleviliğin Kırklar Meclisi’nin temelidir. Bu tespitimiz Yunus Emre mahlaslı aşağıdaki dizelerde de yer almıştır.

Bezm-i ezelden padişah elime sundu bir kadeh,

İçeliben kılarım ah, bilmezem ki ne beladır,

Bir sakiden içtim şarap,arştan yüce meyhanesi,

Ol sakinin mestanıyız,canlar onun peymanesi

Engür Sular: Fırat –Dicle arası toprakların Sümerce adı Ki.ENGUR’dur.  Sümerlerde evrenin doğduğu gök derya  Tanrıça Namma LULİ, diğer adıyla  d.Engür adıyla anılmıştır. Namma Luli adı, Alevilikte Zulmet Deryası ve LULU adlı evreni varlık çiftlerinin anası, A.Engür ise  tatlı su ırmakları anlamında olup, gök ve yer kürede bu imgeler Karadeniz , Fırat -Dicle ırmakları ve LULU -DIMILİ halk adıyla eşitlenmiştir. Sümerce Cennet Bağı denilen ırmaklar arası toprakların adı olan Kİ ENGÜR =Asma/Üzüm Bağı, Alevilikte yaşayan adıyla  Tanrı Hadada temelli Dede Bağı’dır. Bağdat adı gerçekte Bağ Dede’dir. Sümerce ırmak belirteci İD, Gök Tanrısı AN, Lulu/Dımıli diliyle dünyevi (Udne)  rızık adı “adan”dır. Bu bölge Kara üzüm GESTIN/Şarap EVİ anlamında  E’.ADAN  gibi tatlı su ırmakları olan Fırat ve Dicle’nin göksel imgeleriyle İD EN(İD AN)’den Aden ve DI LU MAN denilen Dünyevi Cennet olarak anılmıştır. Zazaca “hengure”, Türkçe “engür” üzümle sembolize edilen tatlı su Tanrı Eli’nin Kırklar Meclisine sunduğu kozmik Ab-ı Engür’le temsil edilmiştir. Engur adı “Hızır Hünkar” adının temelidir.

Cennetin Irmakları : Fırat’ın Karasu kolu Erzurum Dumlu Baba’dan ,Murat Kolu Ağrı (E’.KUR) Ali Dağı ile Varto Bingöl-Hızır QAL Dağından (Goşkar-Sorpalag, Heftreng-Kızılca-Kaniş Suyu /Hınıs Deresi), Dicle Hazar Gölü ve Hazar Baba Dağından,  Aras -Pasin ve Peri Suyu  Varto Hazar Baba Dağından doğmaktadır.  Munzur- Harsi, Peri-Yedisu çayları da Cennet Irmağı Fırat’tın kutlu kollarındandır.  Peri Suyu-Yedi Su Erzurum Karagöl Dağı ile Bingöl Dağı-Yedisu Vadisinden doğar.Ardlarında Palandöken Dağı var (Baal-Dagan) , Muzur Tunceli Munzur Baba Dağı’ından, Harsi Suyu Pülümür Lolan  Harsiya-Lolu Köyü (Kovuklu),Abbas Zımağı’ından doğar, (APSU -Boğalı Dağı) .

Dumlu Baba Sümerlerde kollarından ırmaklar akan Tanrı Enki adıyla anılan LULUBİ-DIMILİ Halkının HIZIR KAL ENKİ, HIZIR LALE (Xızır’e LOLA) adlı tanrısıdır. DUMLU Baba adı, Fırat’ın Hititçe adı İD MALA adına oturan İD, MUL-LU =Yıldız Irmak içeriğindedir.Bu temelde Dumlu Baba Dağı’nın yanındaki dağın adı Yıldız Dağı’dır. Sümerce tanrı çok ışınlı bir yıldızla sembolize edilmiştir. Yıldız belirteci MUL ve LU ‘dur. Tanrı ENLİL ve diğer adı  MELULİ  yıldız MULULU içeriğinde olup, tanrı ırmaklar olan Fırat ve Dicle er-dişi suyu ve çift lüleli çeşme imgesinde LULU, MA’ül Hayat ve LU LE adıı taşır. Bu imgeler Bingöl Dağı eteklerindeki  Tanrı Dağı ile Tanrıça NİNHURSAĞ adı taşıyan  Kurçıqe/Görgü Köyü ile Enlil’in Makamı E.KUR  adını taşıyan ALIKIRI Köyü (ALi KUR.RA/QERİYA) arasında ABI DI LELİ ile Çobandağı Köyü Hazar Baba eteğinde Melül Baba ziyaret adlarıyla yer almıştır. Sonuç olarak Varto Bingöl (Hazar baba),Ağrı-Ali Baba,Varto-Hamurpet Hazar Qal Baba, Erzurum Dumlu Baba, Tunceli Munzur Baba, Hursag Absu Baba, Erzurum Baal-Dagan Baba dağları , ENLİL’e adanan E.KUR ,LEL ve Hursag, Enki’ye adanan ENGÜR Dağları olup Alevi ata Lulubi -Dımıli Halkının, Anadolu Alevilerinin Cennet Bağının merkezindeki Tanrı Dağlarıdır. Cennetin Dört ulu ırmağı bu dağlardan doğar.  

Dicle-Fırat Arası Topraklarda İlk İnsan Lulu, Lulubi ve Dımıli Halkı: Anadolu-Mezopotamya’nın kadim halkları tanrılarını, doğayı ve bağrındaki varlık alemini kendi ana dilleriyle tanımlamışlardır. Enuma Eliş adlı varoluş destanında adı geçen “Lulu”(19) adlı ilk insan ile Sümerce insanlık anlamına gelen DUMU.LU.ULU.LU (20) temelinde Gök Tanrısı “Enlil”e kısaca “El”, Dicle Fırat arası topraklara Cennet Bağı Ki.ENGUR ,İDEN ve Dilmun(DI LIMU AN)  adı veren halk, günümüzde Lulubi veya Dımıli adıyla yaşamaktadır. Erkeğe “Lo”, kadına “Le” diyen Anadolu-Mezopotamya otokton halkları Tanrı Enlil, Hadad ve ilk insan Lulu – Dımıli temelinde Hatti -Hitit  (Hadada /Xıda-LULU, Lola-,Lale ,Lolan), Karda Lulu/Lulubi , Hurri Lulu (Hormek ,Guti Lulu (XIDAN-Gutan Aşireti) ve Turukku Lulu gibi adlarla anılmışlardır. Sümerin DILMUN´u cennetin ırmaklarının doğduğu Dumlu Baba ,Ali Dağı , Varto Bingöl-Hazar Göl-Hızır Qal -Hazar Baba ,Goşkar Baba, Hamurpet Gölü ve Hazır Babaile Elazığ Hazar Gölü ve kenarında yükselen Hazar Baba Dağlarının bulunduğu bölgedir. 

En-El Hakk: Anadolu’da Neolitik Dönemden günümüze dek Gök ve Fırtına Tanrısı baskın olarak semavi boğa donuyla sembolize edilmiştir.(Resim-3-4). Alacahöyük, Çatalhöyük ve Göbeklitepe tapınaklarında boğa donuyla görülen tanrının Sümerce adı “GUD ALU”(21), Enki’nin sıfatlarından biri “Hay-i Hak”, Zazaca ise boğa-dağ temelli “Ha-ko” ve her yerde hazır ve nazır olan “Hızır Kal Enki” olup, Sümer tanrıları An, El ve ENKİ’den kaynaklı tanrısal birlik Alevilikte “An EL Hakk” kavramıyla ifade edilmiştir. En-El Hakk kavramının ezelliği Yunus Emre’nin aşağıdaki dizeleriyle açık olarak vurgulanmıştır.

Ezelde benim fikrim, Enelhakk idi zikrim

Henüz dahi doğmadan Ol Mansur-i Bağdadi”

 İşgal , Asimilasyon,Hallacı Mansur-7 Kızılbaş ,Hurri ve Cennet:

Babil Kralı Hamurabi’nin Tanrı Enlil’in tüm nitelikleriyle ad ve işlevlerini kendi şahsi tanrısı olan Marduk’a yükleyip(22)Tanrı El’e bağlı toplumsal yaşam biçimine son vererek Sümer Ülkesini işgal etmesi gibi, Arap Halkı da  Anadolu Gök Tanrısı Ali’nin bilinebilen tüm nitelik, sıfat ve işlevleriyle Ebu Talip’in oğlu Arap Ali´yi tanrılaştırmış, bu yolla Anadolu ve Mezopotamya topraklarını işgal ederek Alevileri Islama asimile etmişlerdir. İslamın Anadolu Aleviliğini asimile etmeye başladığı süreçte Hallacı Mansur  “tanrı benem” anlamı yüklenen “En El Hakk” deyişiyle işgal ve asimilasyona karşı çıkmış, İskenderiye, Şam ve Bağdat gibi tarihi kütüphanelerinin yakıldığı ve Ömer’in Kitabı “Mushaf”tan  başka kitapların okunmasının yasaklandığı bir süreçte Sümerli “En El Hakk” gerçeğinin Alevi halkın belleğinde yaşadığını fark edilmesiyle  işkenceyle dara çekilmiş, Tevrat’ta “cennetin ırmakları olarak belirtilen” bal ve süt özlü Dicle (Arunzah) ve Fırat ‘ın(Mala) başındaki “Yedi düvel lakaplı Lulubileri (Hauti:yediler),Hititleri-Hurrileri  öldürenler, Hurrilerin kızlarını alır” temelinde ”Yedi kızılbaşı öldüren cennete gider, Hurileri alır” fetvalarıyla başlatılan Alevi katliamlarını günümüze dek sürdürmüştür(23).

Evrenin Yürüyüşü-Semah::Hattuşa Yazılıkaya’da Tanrı Teşup’un(Bektaşi Baba’nın) insan kılıklı, çift tepeli Hazzi-Nanni ( 24) Dağlarını yürütmesi Alevilikte cansız davar, duvar veya tekke kaya  yürüten Hacı Bektaş-ı Veli motifi ve evrenin dönüşünü sembolize eden semah ritüeliyle, karşısındaki Tanrıça Hepatu ve oğlu Sarumma’nın leopar sırtında yürüyüşleri de Karacaahmet’in aslana binmesi motifiyle yaşamakta olup ,Hazzi Nanni dağ adları da semahlarımızın “has nenni nenni “temelli nakaratlarında yer almıştır(25). Resim(5) Tanrının arabasına koşulu gündüz ve gece boğalarının Hurri ve Serri adları da kültürümüze hayır ve şer melekleri olarak girmiştir. Gündüz hayır, gece şerdir.Tanrıyı Taşıyan İnsan kılıklı dağ Tanrıları Sümerce d.KUR ve Hiyeroglif Luvice TU ‘dan  KUR-TU LULU -HUR-TU LULU veya  KARDA LULU adıyla anılmaktadır. Bu kavram Sümerce Zagrosların Karda Lulu adıyla aynıdır.  

Hititlere ait önemli bir Liman şehri olan Ugarit(Ras Şamra) kazılarından çıkan çivi yazılı belgelerde Tanrı El’in Dicle-Fırat su kaynaklarının başındaki “LEL” veya Lalapaduva Dağında durduğu ,oğlu Fırtına Tanrısı Baal’in ise Ugaritçe “b’l spn” Tanrı El’den dolayı “el spn” adıyla anılan Hatay Hazzi Dağı’ında (Hızır Kal) durduğu belirtilmiştir (26).

DEĞERLENDİRME :

Yaptığım değerlendirmeler sonucunda  çivi yazılı kadim belgelerde Fıratın kaynaklarında olduğu belirtilen “LEL DAĞI”nın LİL adıyla Tanrı ENLİL’i , LULU halkını ve Hitit Tanrısı Teşup’un yürüttüğü evreni  Hazzi ve Namni adlı dağları iki dağ ve iki Tanrı ırmak tan LU-LU adıyla karşıladığı, Hazzi Dağ adının Sümer-Hatti-Hitit-Hurri Lulubilerin Bin Tanrısı  HIZIR’ı karşıladığı, Hızır Dağı’nın Lel adıyla Hızır LULU -Hızır Lale ve XIZIR’e LOLA adlarıyla anıldığı,  Fırat’ın Karasu kolunun kaynadığı Erzurum  Dumlu Baba ,Varto Bingöl -Hızır Qal Dağı,/Hazır Baba,Hamurpet Gölü kenarındaki  Hazzi Dağı , Kal BABA ,Hazır BABA(Hızır Qal -Hızır Lale) ,Hebi Baba(Tanrıça Hepat) Dağları ile  Fırat’ın Murat kolunun kaynadığı Ağrı(E.KUR) Ali Dağı ve Dicle’nin doğduğu Hazar Gölü – Hazır BABA, Dersim Munzur ve Harsi’ya Lolu Absu Dağı  gibi kült dağlarının  Cennetin ırmaklarının doğduğu Tanrı Dağları oldukları, Bu Kült Dağların Lulu/ Lolan/Dımıli Halkına ve erine LO veya LA, eşine LE diyen Anadolu Alevi Halklarına ait oldukları, Hızır Lale, Hızır Ali ,Xızır Qal  adlarıyla Bin Ali, Bingöl ve Hazar Göl adların aynı içeriklerle Suyun başındaki Şerçeşme Tanrıyı karşıladığı, Kızıldağ, Kösedağ, Kızılırmak, Yeşilırmak ve Sakarya, Seyhan, Ceyhan,Göksu  ırmakların doğdukları dağlarla aynı kült kapsamında olduğu,

Karasu’nun kaynadığı Dumlu Baba DAĞ adının Sümerce yıldız MUL-LU, “Bin yıldız” Hazar MULU -HIZIR LALE ile kozmik ve evreni varlık Sümerogramı  DUMU LU.ULU.LU’dan kaynaklandığı,  DUMU LULU’nun Karanlık Dağ -Karadağ- E.KUR.RA da denilen  Lulu (LEL) Dağı olduğu, Sümerce-Hurrice HURSAG kavramının evreni “BAŞ DAĞI” karşıladığı Tanrı Dağı olarak Bingöl Dağının  Hursag Karkara’yı temsil etiiği , HURSAĞ ve LEL adlarının Varto Bingöl -Hazar Göl adıyla anılan dağ  yamaçlarındaki KURÇE, HARSE, HURSAG, GURGURE, E.KUR ALİ/Ali Kırı  Köyü gibi çift tepeli ABU DILELİ DAĞ’ı gibi yöre Ziyaretleriyle yaşadığı,

Tunceli Harsiya LOLU adlı Lolan Köyü’nün Sümer Tanrıçası Dağların Anası NİN HURSAG ve yarattığı ilk insan Lulu adlarını taşıdığı, Buradan çıkan Harçik (Hursag) Irmağının Munzur’la Tuncelideki Hızır Mekanı Gol’a Çetu ‘da buluştukları, yeni adı Kovuklu olan Köyün karşısındaki Boğalı DAĞ’ın Hursag Kurkura adı taşıdığı,

Erzurum Hınıs Ali Kırı Köyünde dayım merhum ALİ GÖRER’in atalarından aktarımla Bingöl Dağı’nın üzerinde kadimde büyük bir şehrin bulunduğu,dağın üzüm bağlarıyla kaplı olduğu(ENGÜR-HENGURE-Tatlı Su ırmakları), tufan sonucu halkının göç edip Urfa yöresine gittiği, bu motifin Su Toprak ve Bilgelik Tanrılarına konu Göbeklitepe’de taş işlemede kullanıldığı bilinen obsidiyen dilgileri temelinde Bingöl Dağı su kaynakları ve obsidyen yataklarını akla getirmesi üzerine konunun Göbeklitepe’yi kazan merhum Klaus Schmidt’e kazı alanında tarafımdan aktarılmasıyla Göbeklitepe’yi inşa eden Neolitik dönem insanlarının Anadoludaki Tanrı Irmaklar ve Bingöl Dağıyla ilişkilerinin bilimsel zeminde tartışılmaya başlandığı,(Bu konular 2003 yılında Kültür Bakanlığından emekli bir grup arkadaşla ziyaret ettiğimiz Göbeklitepe’de  Klaus Shimidt’e  temel bir çerçeve içinde anlatılmış, ayrıca Göbeklitepe’nin Alevi Kült Merkezi olduğu özellikle vurgulanmıştır)

Fırat Nehri’nin Hititçe İD.MALA adıyla anıldığı, Erzurum’da Karasu ile birleşen Serçeme Irmağının Yıldız Dağından doğduğu, İki kollu ırmakların  Er-dişi Hayat Suyu  Ma LULU içeriğiyle LU-LU ve Tanrının Melül Baba adıyla anıldığı,MUL -Melül Baba Zİyaretinin Varto Çobandağ Köyü Hazır Baba eteğinde olduğu,

Varto Bingöl Dağı’nın Hızır, Kır At ,Ayvaz (E.AS) ,Köroğlu’nun atı v.b ölümsüzlük suyu  mitosların  kadim kaynağı olduğu, ölümsüzlüğü arayan Gılgameş Destanında  adı geçen MASU/MASKU  DAĞI’nın yöredeki Muş,Muska ve Mışko Köy adlarıyla Bingöl Dağı olduğu,  Bingöl Dağındaki Goşkar Baba Dağ Ziyaretinin, Sümer-Lulu-Dımıli Halkının Fırtına Tanrısı Enlil’in oğlu Baal İskur’a adandığı, KO-E İSKUR adının yöredeki Uskura (Çaylar) ve Segıre Köy  adıyla da yaşadığı, zamanla Goşkar formuna girdiği, bu adın tarafımdan  daha sonra açıklanacak bir çok ilahi ad,mitos  ve işlevlere konu olduğu,  Sümer ve Hititlerin Bin Tanrısına ait Hazar Baba/Bingöl /  Hızır Qal  Dağının Hızır Lale adıyla Sümer-Lolan Halkınca adandığı, bu kapsamda Ziyaret Dağların Sümero-Hitit Dağ Tanrıları Kültünü ifade ettiği,

Tevratta Fırat ve Dicle ile birlikte Cennetin ırmakları arasında  sayılan  Giyon ve Pison denilen Aras(Aras ve Pasin) ve Peri Suyu´nun(Yedi Suyun) Varto  Bingöl Dağlarından doğduğu,

Bu nedenle  Sümerlerin Cennet Bahçesi Kİ.ENGUR -DI LİMU AN dedikleri toprakların  Muş-Varto Bingöl Dağları-Hamurpet Gölü, Erzurum Dumlu Baba , Ağrı Ali Dağı -Van Gölü ,Bingöl ve Elazığ Hazar Gölü yöresini kapsadığı,

Lulu diliyle  ırmakların başı anlamında Serçeme lakabıyla anılan tanrının Alevilikte “Bin-u Qal,Hızır Qal , Hızır  Ali, XIZIR’e LOLA(Hızır Lale)   ve Binali “adlarıyla  yaşadığı,

Osmanlının “Serçeme Ali” şeklindeki  tanrı sıfatını “Sersem Ali” formuna soktuğu,

Hazzi Dağı’nın “ El Saphan”  adının halk dilinde “Fesüphanallah”   formuyla  Gök Tanrısı Hızır Eli / Ali’yi tanımladığı,

Çankırı (KENGRİ-Kİ.ENGUR)Şabanözü (TE-ŞAPUAN HAZZİ, Şeyh Şaban-ı Veli(TE-ŞAPU AN BAAL)  ve Süphan Dağı adlarının Şapon El’i ile Ba’al Şapon’ dan kaynaklandığı, Elazığ-Van Gölü arası Tanrı Teşup ve ülkesi  SOPHENE /Şupani adının zamanla Tşepni ve Çepni’ye dönüştüğü,  

Sümer orijinli insanoğlu anlamına gelen Lulu ve DUMU.LU.ULU.LU adlarının Dımıli ve Lolan Halk adıyla yaşadığı, Subaru/Subir Kİ ve DİLUMUAN denilen Cennetin halkının da  Lulu ve Dımıli Halkı olduğu tespit edilmiştir.

SONUÇ : Aleviliğin Serçeşmesi ve Ezel Ali’nin kendisi olarak ululanan Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli,Hızır Lale  ve Balım Sultan adıyla yaşayan Alevi-Bektaşi Kültünün Sümer ve Hititlerin gök, su, ateş, toprak ve havanın kişileştirilmiş tanrılarla ifade edildiği “varlığın birliğine ” oturtulmuş evreni kültünü bir bütün olarak yansıtan kadim bir öğreti, bilim ve irfan abidesi olduğu, ırklar üstü konumdaki Alevi Halkların Anadolu-Mezopotamya topraklarının asli sahibi olarak Göbeklitepe’den günümüze  kendilerine özgü geliştirdikleri binlerce yıllık tarih , kültür ve uygarlık değerlerine sahip kadim halklar oldukları ,bu nedenle Aleviliğin İslam’ın mezhebi olmadığı ,” varoluşsal köklerini evrenden  tarihi köklerini Göbeklitepe gibi neolitik kültürler ile Anadolu Uygarlıklarından alan kadim bir kültür ve uygarlık abidesi olduğu” gerçeği tarafımızdan tarihi ve yaşayan delillerle ortaya konulmuştur.

Aleviliğin temel kaynaklarına yönelik yaptığımız tespitlerden küçük bir bölümün açıklanmış olmasıyla 25 yıllık Alevi Örgütlülüğü ile bu konuda iddiaları olan bilim adamlarının görev ve sorumlulukları gereği vakit kaybetmeden Anadolu-Mezopotamya Yerli Uygarlıklarından kaynaklı evrensel kültürel değerlerle yüklü Anadolu Alevi-Bektaşi Halk Süreğini sahiplenmeleri beklenecektir.

Sümerlerin Halife kralları ile tapınak yöneticilerinin “Baba” sanları, Hatti Ülkesine adını veren Tanrı Hadat ile Halife Kral Murşili’nin adlarını taşıyan Babagan, Hüdadatlı , Mürselli ve Hızır Lale adıyla yürüyen “Bin Tanrı” temelli Alevi-Bektaşi Süreğine Selçuklu ve Osmanlı Döneminde  başlatılan Alevi İslamcı Ocak Sistemi ile Çelebi ve seyit gibi atama unsurlardan oluşan Dergah ve Ocak örgütlülüğünün irdelenerek Alevi halkların tarihlerini, kültür ve uygarlıkları ile evreni inançlarını araştıran ,yaşatıp yaygınlaştıran, bu öğretiyi halkların kardeşliği,ortak ana vatan, eşit yurttaşlık, ortak egemenlik ve ortak yönetim temelinde toplumsal yapımızın birleştirici kültürel harcı olarak işleyen çağdaş bilimsel bir örgütlülüğe kapı aralanması tarihi bir görev ve sorumluluk olarak önümüzde durmaktadır.

Yararlanılan kaynaklar:

1- Prof.Dr.E.Akurgal –Hatti ve Hitit Uygarlıkları-Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı-1995 Sf:79

2- S.Noah Kramer,Tarih Sümerde Başlar,Türk Tarih Kurumu Basımevi 1990,Sf:68-71

3- S.Noah Kramer,Tarih Sümerde Başlar,Türk Tarih Kurumu Basımevi 1990, Sf:77

4- E.H.Sturtevant Eti Dili Sözlüğü-İstanbul İbrahim Horoz Basımevi 1946 Sf: 49

5- E.H.Sturtevant Eti Dili Sözlüğü-İstanbul İbrahim Horoz Basımevi 1946: 43

6- M.Eliade,Dinsel İnançlar ve Düşünceler Tarihi 1,Kabalcı Yayınevi 1 BasımNisan 2003 Sf : 79

7- Şemseddin Günaltay-Yakın Şark-Elam-Mezopotamya T.T.Kurumu 1987-Sf:216

8- M.Eliade Dinler Tarihine Giriş. Kabalcı Yayınevi 2003 Sf:115

9- A.Heidel.Enuma Eliş Ayraç Yayınevi-Mayıs 2000 Sf:125

10- Dr.Mebrure Tosun-Kadriye Yalvaç Sümer Dil ve Grameri –Türk Tarih Kurumu1981 Sf:39

11- S.N.Kramer –Sümer Mitolojisi Kabalcı Yayınevi 1999.Sf:11

12- S.Noah Kramer,Tarih Sümerde Başlar,Türk Tarih Kurumu Basımevi 1990,Sf:65

13- https:/en.wikipedia.org/wiki/Enki

14 -https:/en.wikipedia.org/wiki /Enlil

15- S.N.Kramer –Sümer Mitolojisi Kabalcı Yayınevi 1999.Sf.70-71

16- Velayetneme-Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları –Ankara 2007.Sf:169

17- Ord.Prof.Sedat Alp Hititlerde Şarkı Müzik ve Dans,Kavaklıdere Yay.Ank.Sf:68

18- J.Friedrich -Hethitısches Kielschrift-Lesebuch,Heidelberg 1960 Sf.20

19-A.Heidel.Enuma Eliş Ayraç Yayınevi-Mayıs 2000 Sf:70

20 -J.Friedrich -Hethitısches Kielschrift-Lesebuch,Heidelberg 1960 .Sf.39

21-E.H.Sturtevant Eti Dili Sözlüğü-İstanbul İbrahim Horoz Basımevi 1946.Sf.3

22– Şemseddin Günaltay-Yakın Şark-Elam-Mezopotamya T.T.Kurumu 1987-Sf:356 ve Enuma Eliş,

23-Zeredest Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli http://www.yolunezeli.com

24- Prof.Dr.E.Akurgal –Hatti ve Hitit Uygarlıkları-Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı-1995.Sf.80

25– Kemal SOYER.Neolitikten Günümüze Alevi Bektaşi Halk Kültürü ve İnnaçları

http://www.yolunezeli.com

26 G.Karauğuz-Hitit Mitolojisi-Çizgi Kitabevi 2001-Sf.194-195

Enlil-Ninlil

Dicle -Fırat’ın doğduğu dağların başındaki Anadolu Tanrıları

Resim1-Anadolu Tanrıları  Anadolu Dağlarından Doğan Irmakların Başında

İ.Ö.15.YY.Bergama Müzesi-Berlin

 Neo Sümer Dönemi Gudea Silindir Mühüründeki Miraç  sahnesi . Luvr Müzesi

Sümer Kralı GUDEA kişisel tanrısı Ningişzida tarafından Tanrı ENKİ’nin huzuruna çıkarılıyor. Ningişzida omuzlarında iki engerek yılanla(Zazaca Mor’e zat-Mürşit) temsil ediliyor.Tanrı Enki  yukarıdaki resimde yer alan İnanna Tapınağındaki Su tanrıları gibi elleri ve ayaklarının altında duran  ırmaklı  badelerle gösterilmiş ve badelerden birini Ningişzida’nın aracılığıyla Kral Gudea’ya sunuyor.Bu sahne Anadolu Aleviliğinde “Tanrıdan bade almak, El almak “ve “El Ele El Hakka ” motifiyle yaşıyor.  Ülkeyi eşit insan hakları temelinde yönetip Ab-ı Engürü tüm varlıklara eşit dağıtacak olan Kral Gudea  Enki’nin  huzuruna yanındaki rehberiyle birlikte kanatlı Aslan’la çıkmış .İslamda Refref veya Burak denilen atın arketipi buradaki kanatlı aslandır.Yorumlar tarafıma aittir.

ENKİ

Resim -2 -Fırat Kaynaklarında Tanrı  Hızır Kal ENKİ-İ.Ö.3 Bin Yılın ikinci yarısı .Bu sahnedeki tanrılar Anadolu’nun Ferhat ile Şirin hikayesinin kökeni. Hızır Kal Enki’nin diğer adı Hazzi Kuntara- Zülkadir -Zülkarneyn .Anadolu su kaynaklarına Hisar-Bend olan İskender .

İskender-i Zülkarneyn/Zilqender /Şala/Salla kuntara -Bu resimdeki ana temalar Muş-Varto Bingöl Dağı ve Hamurpet Gölü kenarındaki İskender Köyü (HAZZİ KUNTARA ) ,Hazır Baba (HIZIR),Kal Baba (D.KAL), Hazzi Dağı, Hebi Baba(Hepat) , Runda, Mezulla adlı dağ ve su kaynaklarına oturtulmuştur.

tarugaResim 3- Alacahöyük Kenti Giriş Kapısı Kabartmaları Arasında Boğa Donlu Tanrı Taru. İ.Ö.14 YY

göbeklitepe_pirsultan_tapinak_direkleri

Resim4-Göbeklitepe Tapınak Direğinde Boğa, Tilki ,Turna(Siu Kal Engi) Kabartmaları.İ.Ö.8-9 Bin Arası

Teşup-Hepat

Resim-5: Hattuşa Yazılıkaya’da Hazzi ve Namni LULU Dağlarını Yürüten Tanrı Teşup , karşısında Leopar sırtında yürüyen eşi Hepat ve ardında oğulları Tanrı Sarruma var.

Prof.Dr.Ekrem AKURGAL Anadolu Uygarlıkları Sf:538

Net Turistik Yayınlar A.Ş.4.Baskı 1993