ALİ’NİN SIRRI- SÜMERLERDEN GÜNÜMÜZE EZEL ALİ-AHİR ALİ

2-Enlil-chief-god-of-All-On-Earth-262x300   

Sümer Tanrısı Enlil (EZEL ALİ ) 

İran Kökenli sembolik Ali Resmi

Tanrı Enlil’in boğa boynuzlu Bektaşi başlığı,Araplaştırılan Ali’nin türbanında.

                           ALİ’NİN SIRRI

SÜMER VE HİTİTLERDEN ANADOLU HALK KÜLTÜRÜNE İZDÜŞÜMLER

Uyarı: Aşağıdaki yazı Ankara 33 Noterliğinin 31.08.2015 Tarih ve 17805 Yevmiye No’lu Onayı ile telif hakkı Kemal SOYER’e ait olup,izinsiz alıntı yapılamaz,çoğaltılıp kullanılamaz.

Kemal SOYER /Y.Mimar

Anadolu-Mezopotamya halklarının evren, doğa ve varlık alemiyle, doğa üstü güçlerin nitelik ve işlevlerine yönelik olarak ana dilleriyle oluşturdukları terminoloji temelinde yüzlerce adla tanımladıkları tanrı ve tanrıçalar topluluğu bilimsel literatürde “politehism-çok tanrılılık” kavramıyla değerlendirilmiş, ancak; Prof.Dr Ekrem Akurgal’ın da ifade ettiği gibi, Anadolu ve Mezopotamya kökenli tanrılar topluluğu özünde birkaç tanrının yerel çeşitlemeleriyle aynı erkek ve kadın tanrıdan gelmiş(1), ayrıca ,tanrıları tanımlamak amacıyla lakap-atribüt olarak kullandiklari kartal, boğa, geyik ,aslan ve turna gibi hayvanlar ile varlığın birliğini ifade eden insan başlı kanatlı boğa, boğa-adam, tanrı başlı kanatlı arslan gibi karışık bedenli varlıklar nedeniyle de hayvan biçimli tanrılara tapınıldığı gibi yanlış yargı ve saptırmalara konu edilmiştir.

Anadolu–Mezopotamya kökenli halklar Neolitiğin Akeramik Döneminden itibaren gök ve fırtına tanrılarını baskın olarak boğa, geyik, kartal ve aslan gibi lakap hayvanlarıyla sembolize etmiş, bu temelde Sümerler gök tanrısını karşılayan semavi boğaya GUD ALU, Hattiler El Taru gibi adlar vermiş, tanrı ise, Sümerce dingir, Akadca İlu, Hattice Şapu, Hititçe Siu, Sius veya Siuni, Hurrice Hüda ve Eni gibi kavramlarla ifade edilmiştir.250 yıllık bilimsel kazı ve araştırmalar sonucunda Bereketli Hilal adıyla anılan bölgedeki eski dünya halklarına ait tanrılar pantheonunun Sümerlerin evren-doğa ve varlık terminolojisiyle ifade ettikleri tanrıların siyasi ve kültürel amaçlarla farklılaştırılmış versiyonları olduğu, zaman içinde evren ,doğa ve bağrındaki varlık aleminin aynı vardan var olduğunun kavranmasıyla tanrı kavramı; iki gönül birliğine giren tanrı-varlık çiftini ifade eden  “Me-u mat-e Eli” ile Aleviliğin “Binbir donda baş gösteren Ali El Mürteza-Hızır Ali-Binali ” deyimi gibi evrensel ölçekte “Varlığın Birliği”ne oturan  tanrıyla ifadesini bulmuştur.

Sümer Tanrıları:Sümerlere göre evren ve tanrılar alemi olarak nitelendirilen varlıklar “Nammu” adlı karanlık bir denizden doğmuştur.Bu deniz önce ANKİ denilen evreni dağı yaratır.Sonra ateş, hava,su ve toprak özlü An-Antu,Enlil-Ninlil ve Enki–Ninki adlı eşli tanrılar doğarlar. Tanrı An göğün, Hava Tanrısı oğlu Enlil “LİL” denilen atmosfer ile “Kİ” denilen yerin,Enki ise Su, Toprak ve Bilgeliğin Tanrısı’dır (2).Gök Tanrısı An zamanla  oğlu Enlil ile bütünleştirilmiş, böylece Enlil Sümerlerde en büyük tanrı olarak anılmıştır.

Tanrı Enlil ve E.KUR Tapınağı:

Sümerler Enlil’e dini merkezleri olan Nippur’da“E’.KUR(3) adlı tapınakta, dağlık coğrafyada ise Sümerce kurhursag  (4)  Hititçe hekur (5)  denilen dağ zirvelerinde tapınmışlardır.Tanrı Enlil Zazaca “HAKK” kelimesini oluşturan “HO-KO” içerikli boğa-dağ donuyla “Ulu Dağ”  (6) ve “güçlü öküz“  (7) lakabıyla anılmıştır. Bu nitelikleriyle Anadoluda Tanrı Enlil´e adanan “ULU DAĞ”lar  “Ali Dağı”adıyla anılmıştır. Doğal dağların bulunmadığı Mezopotamya düzlüklerinde Tanrı  Enlil’e 7 kat göğü temsil eden kozmik dağ imgeli “Zigguratlar“(8) yapılmış, yer ile göğün bağı anlamında “DURANKİ”(9) adı verilen  bu tapınaklar  Alevi halk kültüründeki “”Ziyaret Dağlar” ile Elmalı Abdal Musa Türbesi’ nin ardındaki “Dur Dağı ” gibi “Tur Dağı” adlarıyla yaşamıştır. Tanrı Enlil, babası “An”ın yetkilerine sahip olarak tanrıların babası ve “Belum” denilen bey lakabıyla kısaca “An EL, Bel ve Balım” , Sümerce “emesal”denilen kadın diliyle de “Mulil” adıyla ,eşi ise Mullissu veya Muliltu (10) adıyla anılmıştır. Tanrının “An-El” adı ile “Belum” lakabı Alevilikte “Enel Hakk” ve Balım Sultan adıyla , Mulil adı ise ozan mahlası “Meluli” ile birlikte Sivas ve Varto’da olduğu gibi Alevi halk inançlarındaki “Melül Baba” ziyaretleriyle yaşatılmıştır.

Tanrı Enki ve Engurra Tapınağı:Sümerlerde kişileştirilmiş Hava–Nefes ve Gök Tanrısı Enlil’den sonra ikinci büyük tanrı Su ,Toprak ve Bilgelik Tanrısı Enki’dir. Akadca “E.’a” denilen Enki’ye kült merkezi olan Eridu  Şehrinde anlamı “tatlı suların evi” olan “E’.ENGUR.RA” adlı bir tapınak yapılmıştır (11). İnsan ve dünyevi varlıkların oluşumunda temel rol oynayan Tanrı Enki, tapınağı ENGURRA temelinde Alevilikte Ab-ı Hayat´ ın(A.ABBA HATTİ) başındaki “Serçeşme Hünkar”, “Hızır Qal-Hazar Göl-Bingöl” ve Binali adlarıyla, tapınağının “Absu” adı ve “E.A.Sarru” lakabıyla da Lolanlıların atası Abuzer-Avşar  ve  Celal Abbas adıyla anılmaktadır.

Pençe-i Ali Abba: Sümer ve Hititlerde panteondaki etkinlik sırasına göre tanrıların sayısal makam rütbeleri vardır. Sümerlerin An-Antu, Enlil-Ninlil, Enki-Ninki adlı eşli tanrıları ile Tanrıça Ninhursag’ dan oluşan yedi tanrısı, kaderleri tayin eden “yedi tanrılar” ve “büyük tanrılar” olarak bilinen “Elli tanrı”sanıyla anılmıştır. (12).Gök Tanrısı An 60, kısa adı “El” olan Enlil’in makam rütbesi 50, Enki’nin ise 40’dır  (13-14). Tanrı El, Alevilikte “Serçeşme Eli” ve “Oli” adlarının yanı sıra, Zazaca-Kürtçe 50 sayısını karşılayan “penci” ile Sümerce deniz “ A.ABBA”  ve baba “abu” temelinde “ Pençe-i Ali ABBA” sanıyla anılmaktadır.

Kırklar Makamı:Su Toprak ve Bilgelik Tanrısı ENKİ’nin E.’ENGUR.RA adlı 40 rütbeli makamı Alevilikteki Kırklar Makamı’dır. Bu makam dağ temelinde ;Kırklar Dağı, Zazaca–Kürtçe çıl(40) temelli Çal, Çıla ve Cilo Dağı ,kırklar temelli Çılmerıq, Kırkların Evi’nden “Çılhani”,Kırkların Üzümünden Çılengür,  kırk çeşmeden “Çılkani-Çılhini” çağlayandan “Çalgan”,Serçeşme’den “Serkani, Serokani, Taru Hini, Akpınar’ dan “Kanisipi” ve Zazaca Aydınlanma Evi “Çılahane” temelli Çilehane adlarıyla anılmaktadır. 

Serçeşme-Hünkar Tanrılar: Zazaca “suqulunge” denilen turna, kaz ve kartal anlamına da gelen “qaz-qulung” ve “Kulungo” benzeri lakaplar ile ENGUR denilen tatlı suların başında duran Tanrı Enki, Sümer Dönemi silindir mühür baskılarında kollarından nehirler akan tanrı motifiyle tanımlanmış (15) Dersim’de Munzur ve Harsik çaylarının birleştiği Hızır Gölü’nde (Gol’a Çeto) olduğu gibi bu motif , Alevilikte Hızır Kal Engi’nin iki suyun birleştiği yerde durduğu inancıyla yer etmiştir. Sümer şehri Uruk’ta Kasitler Dönemine ait İnanna Tapınağının ön cephesi ellerinde su kadehi tutan  Anadolu su ve dağ tanrılarıyla bezenmiştir. Sümerce  dEngür adıyla ilahi nehirler olarak tanımlanan Dicle–Fırat’ın kaynağında duran  söz konusu tanrılar Alevi Halk inançlarında “Serçeşme Hünkar Tanrılar” sanıyla yer almışlardır. Anadolu halk kültüründe Ferhat ve Şirin adıyla yer alan kadim hikaye kahramanları da  söz konusu su  tanrıları ile  tanrıçalardır.  (Resim 1-2)

Hacı Bektaş-ı Veli ve Tanrı ENKİ: Hacı Bektaş adı, Hitit-Hurri Tanrısı Teşu Baba’dan ,”Ali Kendidir”sanı ise Tanrı Enlil veya El’den kaynaklıdır. Sümerlerin Tanrı Enki’nin kollarından akan ırmaklar ve içindeki balıklarla ifade edildiği İ.Ö.3.cü binin son yarısına ait silindir mühür baskısındaki sahne, Velayetname’de “Hacı Bektaş-ı Veli’nin Kurdistan’da(KUR d.ESTAN-Güneş Yurdu) bir ırmağın yanına geldiğinde, balıkların sudan çıkıp ona selam verdikleri” kerametiyle anlatılmıştır (16) .Bu temelde Hacı Bektaş adıyla anılan Tanrı  Enki, gerçekte cennetin ırmakları olan Fırat,Dicle Gihon(Aras) ve Pison(Peri Suyu) sularının başındaki Serçeşme Hızır´dır. 

Kırklar Meclisi:Evrenin Sümerce GIS GESTIN(17) Zazaca “dar-a hengure” veya “dar-a tire” denilen asma ağacı, yıldız ve kürelerin koruk üzümler ve Nam.LU.ULU.LU (18)denilen ilahi cemiyet oldukları imge ile evrenin yapısı ve işleyiş düzenine varoluşsal olarak yansıyan ilahi düzen temelinde tanrı, insan ve evrenin aynı vardan varolduğu, varlık aleminin dünyevi nimetlerden eşitçe yararlanması,bireylerin Hakk ile Hakk temelde eşit insan haklarına sahip oldukları, tüm insanların tanrı yolunda yoldaş ,aynı vardan kardeş oldukları ve peygamber ilan edilenler dahil insan hakları konusunda kimseye ayrıcalık tanınmadığı gerçeğinin kudret üzümüyle dünyayı sembolize eden habbenin hazirun kırklara eşitçe pay edilmesi ve kan kardeşliği ritüeliyle kavratıldığı Arş-ı Ali’deki Tanrılar Meclisi, Aleviliğin Kırklar Meclisi’nin temelidir.Bu tespitimiz Yunus Emre mahlaslı aşağıdaki dizelerde de yer almıştır.

Bezm-i ezelden padişah elime sundu bir kadeh,

İçeliben kılarım ah, bilmezemki ne beladır,

Bir sakiden içtim şarap,arştan yüce meyhanesi,

Ol sakinin mestanıyız,canlar onun peymanesi

Engür Suyu: Fırat –Dicle arası toprakların Sümerce adı Ki.ENGUR.RA’dır. d.Engür ise kutsal ırmak anlamına gelmektedir.Zazaca “hengure”, Türkçe “engür” denilen üzümle sembolize edilen tatlı suyun ENGUR adı, Gök Tanrısı Eli’nin Kırklar Meclisine sunduğu kozmik Ab-ı Engür’le temsil edilmiştir.Engur adı Hızır  Hünkar’ın temelidir.

Dicle-Fırat Arası Topraklarda İlk İnsan Lulu, Lulubi ve Dımıli Halkı: Anadolu-Mezopotamya’nın kadim halkları tanrılarını, doğayı ve bağrındaki varlık alemini kendi ana dilleriyle tanımlamışlardır. Enuma Eliş adlı varoluş destanında adı geçen “Lulu”(19) adlı insan ile Sümerce insanlık anlamına gelen DUMU.LU.ULU.LU (20) temelinde Gök Tanrısı “Enlil”e kısaca “El”, Dicle Fırat arası topraklara Cennet Bağı Ki.ENGURRA ve Dilmun adı veren halk, günümüzde Lulubi veya Dımıli adıyla yaşamaktadır.Erkeğe“Lo”, kadına “Le” diyen Anadolu-Mezopotamya otokton halkları ilk insan Lulu ve Dımıli temelinde Hatti Lulu (Xıda-Lola-Lolan), Karda Lulu, Hurri Lulu (Hormek ,Guti Lulu (Gutan Aşireti) ve Turukku Lulu gibi adlarla anılmışlardır. Sümerin DILMUN´u  cennetin ırmaklarının doğdugu Dumlu Baba ,Ali Dağı , Varto Bingöl-Hazar Göl-Hızır Qal -Hazar Baba ,Goşkar Baba, Hamurpet Gölü ve Hazır Baba Dağlarının bulunduğu bölgedir. 

En-El Hakk: Anadolu’da Neolitik Dönemden günümüze dek Gök ve Fırtına Tanrısı baskın olarak semavi boğa donuyla sembolize edilmiştir.(Resim-3-4).Alacahöyük, Çatalhöyük ve Göbeklitepe tapınaklarında boğa donuyla görülen tanrının Sümerce adı “GUD ALU”(21), Enki’nin sıfatlarından biri “Hay-i Hak”, Zazaca ise boğa-dağ temelli “Ha-ko” ve her yerde hazır ve nazır olan “Hızır Kal Enki” olup, Sümer tanrıları An, El ve ENKİ’den kaynaklı tanrısal birlik Alevilikte “An EL Hakk” kavramıyla ifade edilmiştir.En-El Hakk kavramının ezelliği Yunus Emre’nin aşağıdaki dizeleriyle açık olarak vurgulanmıştır.

Ezelde benim fikrim, Enelhakk idi zikrim

Henüz dahi doğmadan Ol Mansur-i Bağdadi”

İşgal , Asimilasyon,Hallacı Mansur-7 Kızılbaş ,Hurri ve Cennet:

Babil Kralı Hamurabi’nin Tanrı Enlil’in tüm nitelikleriyle ad ve işlevlerini kendi şahsi tanrısı olan Marduk’a yükleyip(22)Tanrı El’e bağlı toplumsal yaşam biçimine son vererek Sümer Ülkesini işgal etmesi gibi, Araplar da Anadolu Gök Tanrısı Ali’nin bilinebilen tüm nitelik, sıfat ve işlevleriyle Arap Ali´yi tanrılaştırmış, bu yolla Anadolu ve Mezopotamya topraklarını işgal ederek Alevileri Siyasal Islama asimile etmişlerdir. Siyasal İslamın Anadolu Aleviliğini asimile etmeye başladığı süreçte Hallacı Mansur“tanrı benem” anlamı yüklenen “En El Hakk” deyişiyle işgal ve asimilasyona karşı çıkmış, İskenderiye, Şam ve Bağdat gibi tarihi kütüphanelerinin yakıldığı ve “Mushaf”tan (KUR´AN) başka kitapların okunmasının yasaklandığı bir süreçte Sümerli “En El Hakk” gerçeğinin Alevi halkın belleğinde yaşadığını farkeden Siyasal İslam O’nu işkenceyle dara çekmiş, Tevrat’ta “cennetin ırmakları olarak belirtilen” bal ve süt özlü Dicle (Arunzah) ve Fırat ‘ın(Mala) başındaki “7 düvel lakaplı Hititleri öldürenler, Hurrilerin kızlarını alır” temelinde ”Yedi kızılbaşı öldüren cennete gider, Hurileri alır” fetvalarıyla başlatılan Alevi katliamlarını günümüze dek sürdürmüştür(23).

Evrenin Yürüyüşü-Semah::Hattuşa Yazılıkaya’da Tanrı Teşup’un(Bektaşi Baba’nın) insan kılıklı, çift tepeli Hazzi-Nanni ( 24) Dağlarını yürütmesi Alevilikte cansız davar,duvar veya tekke kaya yürüten Hacı Bektaş-ı Veli motifi ve evrenin dönüşünü sembolize eden semah ritüeliyle, , karşısındaki Tanrıça Hepatu ve oğlu Sarumma’nın leopar sırtında yürüyüşleri de Karacaahmet’in aslana binmesi motifiyle yaşamakta olup ,

Hazzi Nanni dağ adları da semahlarımızın “has nenni nenni “temelli nakaratlarında yer almıştır(25). Resim(5)

Hititlere ait önemli bir Liman şehri olan Ugarit(Ras Şamra) kazılarından çıkan çivi yazılı belgelerde Tanrı El’in Dicle-Fırat su kaynaklarının başındaki “LEL” veya Lalapaduva Dağında durduğu ,oğlu Fırtına Tanrısı Baal’in ise Ugaritçe “b’l spn” Tanrı El’den dolayı “el spn” adıyla anılan Hatay Hazzi Dağı’ında(Hızır Kal) durduğu belirtilmiştir (26).

Yaptığım değerlendirmeler sonucunda belgelerde “LEL”adıyla geçen dağın Fırat’ın Karasu kolunun kaynadığı Erzurum’un Dumlu Baba Dağı olduğu, Fırat’ın Murat kolunun Tanrı El’den adlanan  Ali Dağı’ndan doğduğu, Dumlu Baba adının Sümerce yıldız MUL-LU ile insanoğlu anlamındaki DUMU LU.ULU.LU’dan kaynaklandığı , Fırat Nehri’nin Hititçe İD.MALA adıyla anıldığı, Erzurum’da Karasu ile birleşen Serçeme Irmağının Yıldız Dağından doğduğu, Tevratta Fırat ve Dicle ile birlikte Cennetin ırmakları arasında  sayılan  Giyon ve Pison denilen Aras ve Peri Suyu´nun(Yedi Suyun) Varto  Bingöl Dağlarından doğduğu, bu nedenle  Sümerlerin Cennet Bahçesi dedikleri DİLMUN ‘un Muş-Varto Bingöl Dağları-Hamurpet Gölü, Erzurum Dumlu Baba , Ağrı  Ali Dağı -Van Gölü ,Bingöl ve Elazığ   Hazar Gölü yöresini kapsadığı, Zazaca ırmakların başı anlamında Serçeme lakabıyla anılan tanrının Alevilikte “Bin-u Qal,Hızır Qal , Hızır  Ali ve Binali “adlarıyla  yaşadığı, Osmanlının Zazaca “Serçeme Ali” şeklindeki  tanrı sıfatını “Sersem Ali” formuna soktuğu, Hazzi Dağı’nın“ El Saphan”  adının halk dilinde “Fesüphanallah”   formuyla  Gök Tanrısı Hızır Eli / Ali’yi tanımladığı, Şabanözü, Şeyh Şaban-ı Veli  ve Süphan Dağı adlarının Şapon El’i ile Ba’al Şapon’ dan  kaynaklandığı,  

Sümer orijinli insanoğlu anlamına gelen Lulu ve DUMU.LU.ULU.LU adlarının Dımıli ve Lolan Halk adıyla yaşadığı, DİLMUN denilen Cennetin halkının da  Lulu ve Dımıli Halkı olduğu tespit edilmiştir.

SONUÇ:Aleviliğin Serçeşmesi ve Ezel Ali’nin kendisi olarak ululanan Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli,Hızır Lale  ve Balım Sultan adıyla yaşayan Alevi-Bektaşi Kültünün Sümer ve Hititlerin gök, su, ateş, toprak ve havanın kişileştirilmiş tanrılarla ifade edildiği “varlığın birliğine ” oturtulmuş evreni kültünü bir bütün olarak yansıtan kadim bir öğreti, bilim ve irfan abidesi olduğu, ırklar üstü konumdaki Alevi Halkların Anadolu-Mezopotamya topraklarının asli sahibi oldukları,kendilerine özgü binlerce yıllık tarih ,kültür ve uygarlık değerlerine sahip halklar oldukları  bu nedenle Aleviliğin İslam’ın mezhebi olmadığı gerçeği tarafımızdan tarihi ve yaşayan delillerle ortaya konulmuştur.

Aleviliğin temel kaynaklarına yönelik yaptığımız tespitlerden küçük bir bölümün açıklanmış olmasıyla 25 yıllık Alevi Örgütlülüğü ile bu konuda iddiaları olan bilim adamlarının görev ve sorumlulukları gereği vakit kaybetmeden Anadolu-Mezopotamya Uygarlıklarından kaynaklı evrensel kültürel değerlerle yüklü Anadolu Alevi-Bektaşi Halk Süreğini sahiplenmeleri beklenecektir.

Sümerlerin Halife kralları ile tapınak yöneticilerinin “Baba” sanları, Hatti Ülkesine adını veren Tanrı Hadat ile Halife Kral Murşili’nin adlarını taşıyan Babagan, Hüdadatlı , Mürselli ve Hızır Lale adıyla yürüyen “Bin Tanrı” temelli Alevi-Bektaşi Süreğine Selçuklu ve Osmanlı Döneminde yapılan Siyasal İslamik darbeyle başlatılan Peygamber soylu Ocak Sistemi ile Çelebi ve seyit gibi atama unsurlardan oluşan Dergah ve Ocak örgütlülüğünün irdelenerek Alevi halkların tarihlerini, kültür ve uygarlıkları ile evreni inançlarını araştıran ,yaşatıp yaygınlaştıran, bu öğretiyi halkların kardeşliği,ortak ana vatan, eşit yurttaşlık, ortak egemenlik ve ortak yönetim temelinde toplumsal yapımızın birleştirici kültürel harcı olarak işleyen çağdaş bilimsel bir örgütlülüğe kapı aralanması tarihi bir görev ve sorumluluk olarak önümüzde durmaktadır.

Yararlanılan kaynaklar:

1- Prof.Dr.E.Akurgal –Hatti ve Hitit Uygarlıkları-Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı-1995 Sf:79

2- S.Noah Kramer,Tarih Sümerde Başlar,Türk Tarih Kurumu Basımevi 1990,Sf:68-71

3- S.Noah Kramer,Tarih Sümerde Başlar,Türk Tarih Kurumu Basımevi 1990, Sf:77

4- E.H.Sturtevant Eti Dili Sözlüğü-İstanbul İbrahim Horoz Basımevi 1946 Sf: 49

5- E.H.Sturtevant Eti Dili Sözlüğü-İstanbul İbrahim Horoz Basımevi 1946: 43

6- M.Eliade,Dinsel İnançlar ve Düşünceler Tarihi 1,Kabalcı Yayınevi 1 BasımNisan 2003 Sf : 79

7- Şemseddin Günaltay-Yakın Şark-Elam-Mezopotamya T.T.Kurumu 1987-Sf:216

8- M.Eliade Dinler Tarihine Giriş. Kabalcı Yayınevi 2003 Sf:115

9- A.Heidel.Enuma Eliş Ayraç Yayınevi-Mayıs 2000 Sf:125

10- Dr.Mebrure Tosun-Kadriye Yalvaç Sümer Dil ve Grameri –Türk Tarih Kurumu1981 Sf:39

11- S.N.Kramer –Sümer Mitolojisi Kabalcı Yayınevi 1999.Sf:11

12- S.Noah Kramer,Tarih Sümerde Başlar,Türk Tarih Kurumu Basımevi 1990,Sf:65

13- https:/en.wikipedia.org/wiki/Enki

14 -https:/en.wikipedia.org/wiki /Enlil

15- S.N.Kramer –Sümer Mitolojisi Kabalcı Yayınevi 1999.Sf.70-71

16- Velayetneme-Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları –Ankara 2007.Sf:169

17- Ord.Prof.Sedat Alp Hititlerde Şarkı Müzik ve Dans,Kavaklıdere Yay.Ank.Sf:68

18- J.Friedrich -Hethitısches Kielschrift-Lesebuch,Heidelberg 1960 Sf.20

19-A.Heidel.Enuma Eliş Ayraç Yayınevi-Mayıs 2000 Sf:70

20 -J.Friedrich -Hethitısches Kielschrift-Lesebuch,Heidelberg 1960 .Sf.39

21-E.H.Sturtevant Eti Dili Sözlüğü-İstanbul İbrahim Horoz Basımevi 1946.Sf.3

22– Şemseddin Günaltay-Yakın Şark-Elam-Mezopotamya T.T.Kurumu 1987-Sf:356 ve Enuma Eliş,

23-Zeredest Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli http://www.yolunezeli.com

24- Prof.Dr.E.Akurgal –Hatti ve Hitit Uygarlıkları-Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı-1995.Sf.80

25– Kemal SOYER.Neolitikten Günümüze Alevi Bektaşi Halk Kültürü ve İnnaçları

http://www.yolunezeli.com

26 G.Karauğuz-Hitit Mitolojisi-Çizgi Kitabevi 2001-Sf.194-195

Enlil-Ninlil

Dicle -Fırat’ın doğduğu dağların başındaki Anadolu Tanrıları

Resim1-Anadolu Tanrıları  Anadolu Dağlarından Doğan Irmakların Başında

İ.Ö.15.YY.Bergama Müzesi-Berlin

 Neo Sümer Dönemi Gudea Silindir Mühüründeki Miraç  sahnesi . Luvr Müzesi

Sümer Kralı GUDEA kişisel tanrısı Ningişzida tarafından Tanrı ENKİ’nin huzuruna çıkarılıyor. Ningişzida omuzlarında iki engerek yılanla(Zazaca Mor’e zat-Mürşit) temsil ediliyor.Tanrı Enki  yukarıdaki resimde yer alan İnanna Tapınağındaki Su tanrıları gibi elleri ve ayaklarının altında duran   iki ırmaklı su badeleriyle  gösterilmiş ve badelerden birini Ningişzida’nın aracılığıyla Kral Gudea’ya sunuyor.Bu sahne Anadolu Aleviliğinde “Tanrıdan bade almak, El almak “ve “El Ele El Hakka ” motifiyle yaşıyor.Kral Gudea  Enkimşn huzuruna yanındaki rehberiyle birlikte   kanatlı Aslan’la çıkmış .İslamda Refref veya Burak denilen at buradaki kanatlı aslan ,Yorumlar tarafıma aittir.

ENKİ

Resim -2 Dicle -Fırat Kaynaklarında Tanrı  Hızır Kal ENKİ-İ.Ö.3 Bin Yılın ikinci yarısı .Bu sahnedeki tanrılar Anadolu’nun Ferhat ile Şirin hikayesinin kökeni.Hızır Kal Enki’nin diğer adı Hazzi Kuntara-Zülgataru(Zülkadir)-Zülkarneyn-Boynuzlu İskender.Anadolu su kaynaklarına Hisar-Bend olan İskender .

İskender-i Zülkarneyn-Bu resimdeki ana temalar Muş-Varto Hamurpet Gölü kenarındaki İskender Köyü (HAZZİ KUNTARA ) ,Hazır Baba(HIZIR),Kal Baba (D.kAL), Hazzi Dağı, Hebi Baba(Hepat) , Hini Ka-para(Kanatlı İştar) adlı dağ ve su kaynaklarına oturtulmuştur.(Benim Köyüm-Lalapaduva-Hazzi Kantaru) 

tarugaResim 3- Alacahöyük Kenti Giriş Kapısı Kabartmaları Arasında Boğa Donlu Tanrı Taru. İ.Ö.14 YY

göbeklitepe_pirsultan_tapinak_direkleri

Resim4-Göbeklitepe Tapınak Direğinde Boğa, Tilki ,Turna Kabartmaları.İ.Ö.8-9 Bin Arası

Teşup-Hepat

Resim-5: Hattuşa Yazılıkaya’da Hazzi ve Nanni Dağlarını Yürüten Tanrı Teşup

Prof.Dr.Ekrem AKURGAL Anadolu Uygarlıkları Sf:538

Net Turistik Yayınlar A.Ş.4.Baskı 1993

Comments
  1. RIZA
    • Kemal Soyer

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir